Ecz.Nejat VARDAR’ın TÜRK ECZACILAR VAKFI İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME YAZISI

Ecz.Nejat VARDAR’ın

TÜRK ECZACILAR VAKFI İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRMESİ

Son günlerde eczacı kamuoyunun öncelikli gündemi olan, vakıf senedinin değiştirilmesi ile ilgili yaşananları meslektaşlarımla paylaşmak istiyorum.

Önceki dönem T.E.B. merkez heyeti, vakıf senedinin değiştirilmesine yönelik bir çalışma yapıyor ve bir değişiklik taslağı hazırlıyor. Gerekçe, vakıf senedinin güncelleştirilmesinin yasal zorunluluk olduğu, hatta vakfın kapatılma tehlikesinin dahi olabileceği. Biz vakıf kurucu üyelerine bir toplantı çağrısı yapıyorlar ama, bir ön bilgi veya taslak metin iletmiyorlar. Toplantıya kurucu üyelerden dört arkadaşımız katılıyor, görüş alışverişinde bulunuluyor. Ben yurtdışında olduğum için katılamadım, toplantı sonrasında da metin yollanmadığı için taslakla ilgili bilgim olmadı. Doğalki katılan dört meslektaşımız dışındaki kurucularımızın da bilgisi olmadı.

Aylar geçti, yeni merkez heyetimizden bir vakıf genel kurulu çağrısı geldi. Gündem vakıf senedinini değiştirilmesi, değiştirilmesi önerilen maddelerin eski ve yeni şekillerini içeren bir metin de ekte gönderilmiş.

Bu metni görünce, öncekini de merak ettim, onu da o dönemki merkez heyeti üyesi meslektaşımdan aldım. Dikkatli ve karşılaştırmalı okuyup irdeleyince çok ciddi sıkıntılar oluşturulabilecek maddeler içerdiğini, ayrıca çok sayıda maddi hatanın da yapıldığını fark ettim. Hukukçularla görüştüm,  eleştirilerimin önemlilerini içeren kısa bir metin hazırladım ve tüm kurucularla paylaştım, çoğuyla da telefonda görüştüm. Kurucuların tamamına yakını konuyla ilgili bilgi sahibi değildi. Vakıf senedinin güncelleştirilmesi gerekiyordu, onlar da gelip gereğini yapacaktı.

Daha da önemlisi, genel kuruldan ve değişiklik öerilerinden eczacı örgütlerinin haberi yoktu. Devasa bir ekonomik yapı ön görülüyor, onun anayasası hazırlanıyor ama eczacı örgütlerine haber verilmiyordu.

Eleştirdiğim maddeler çok fazla. Burada tek tek yazmayacağım. Bu çalışmalarım sırasında bir gerçeği daha farkettim. Vakıflar hukuku komplike bir sistem ve konunun gerçekten uzmanı olan bir hukukçu bulmak çok zor.

Genel kurula bir gün kala mail adreslerimize üçüncü bir değişiklik taslağı iletildi. Eski metindeki üç madde bildiri yayınlayan eczacı odalarının eleştirileri doğrultusunda değiştirilmişti, diğer üç madde de merkez heyetimizin birkaç gün kala yaptığı yeni değerlendirmeyle. Çok önemli bir metnin, çok önemli maddelerinin genel kurula birkaç gün kala değiştirilmesi de, hazırlık sürecinde gösterilen özenle ilgili fikir verebiliyordu. Son dakika metni kurucu üyelerimizden çoğuna da ulaştırılamadı.

Gelelim genel kurula, çoğunluk sağlandı, başkan söz alarak konunun önemli ve acil olduğunu vurguladı. Divan seçildikten sonra katılamayan bir merkez heyeti üyemizin yerine vekaleten oy kullanılacağı söylendi. Doğal olarak itiraz ettik, çünkü vakıf senedimize göre vekaleten oy kullanmak mümkün değildi. Gündeme geçmeden önce, usül hakkında söz alarak, eczacı örgütlerinden görüş alınmadan bir taslak hazırlanmasının doğru olmadığını, ilgili tüm kesimlerin ortak aklıyla yeni bir taslak hazırlanmasından sonra bir vakıf genel kurulu yapılması gerektiğini vurguladım.

Ortak aklın gerekli olup olmadığı konusunda başkanımızla epey tartışmak zorunda kaldık.

Senet değişikliğine ilişkin maddelere geçildiğinde, heyet bu değişikliklerin yarıdan bir fazla üyenin oyuyla, o kabul edilmeyince katılanların üçte ikisinin oyuyla yapılabileceğini savundu, ancak vakıf senedi de vakıflar yasası da tüm üyelerin üçte ikisinin oyunu zorunlu tutuyordu. Yine tartışmalardan sonra yasaya uyulması sağlandı.

Genel kurula üye ilavelerinin gerçek kişilerle mi tüzel kişilerle mi yapılması önemli tartışma konusuydu. Heyet üyeleri gerçek, kurucu üyeler tüzel kişi olması gerektiğini savundular. Tüzel kişiliklerin üyeliğinin yasal olmadığı iddia edildi ki bu durumun kanımca öncelikli ve ayrıntılı olarak aydınlatılması gerekiyor.

Ve tabii ki kurucu üyelerimizin katkısıyla, eczacı örgütlerinin de görüşleri doğrultusunda, ortak akılla yeni bir değişiklik taslağının oluşturulması kararı alındı. Toplantının sonunda, çoğunluk sağlanamadığı taktirde yapılacak bir sonraki toplantıda aynı gündemin görüşülmesi önerisi dahi geldi ama doğal olarak öneri aşamasında gündemden düştü.

Toplantı biraz gergin geçse de, toplantı sonrası güzeldi. Başkanın odasında kahvelerimizi içtik, sohbet ettik, birlikte fotoğraf çektirdik, böyle güzel bir bina kazandırdıkları için tüm emeği geçenlere teşekkür ettik. Açılışa davet edilmedikleri için sitem edenlerimiz de oldu, başkan da açık yüreklilikle yanıtladı.

Şimdi yeni bir dönem başlıyor. Artık görev eczacı örgütlerinin, çalışsınlar ve başarsınlar, biz bize düşeni yaptık.

Değerli kurucu üye arkadaşlarım, biliyorum ki hiçbir örgüt yöneticisi, ben değil biz demenin mücadelesini verdiğiniz için, arayıp da bir teşekkür dahi etmeyecek. Ben, kenarından köşesinden de olsa örgütün içinde olan bir meslektaşınız olarak, çok ama çok teşekkür ediyorum hepinize. İyi ki vardınız, iyi ki varsınız. Zaman değişti, hain ilan edilmek sıradan, teşekkür etmek sıra dışı.

Bir de önemli tespitim var yılların birikimiyle. Herkes herşeyi söylüyor ama, kimse kötü adam olmak istemiyor. Şahsım adına, kötü adam olmaktan (yoksa mahallenin delisi mi diyeyim bilemiyorum) hem sıkıldım hem de çok yoruldum.  Bayağı bir geç de olsa, kararımı verdim, istifa ediyorum kötü adamlıktan. İnanıyorum yaşam benim için çok daha kolay olacak. Umarım başarabilirim. Saygılarımla.

 

Ecz. Nejat VARDAR

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir